CANLI Mekke Kâbe 7/24 Kesintisiz Yayın
Mekke: 27°C Saat: 04:51 1448 Hicri
Mobil Uygulama
TR EN AR
kabe.tr
7/24 Kesintisiz Canlı
•
Mekke: 04:51
Kâbe Mobil
YENİ Kâbe Mobil App
iPhone & Android Ücretsiz İndir →
Ana Sayfa 🤲 Dualar & Münacatlar
Mübarek İslami Dualar & Zikirler

Mübarek Dualar ve Zikirler

Hac, Umre, Kabe tavafı ve günlük hayatınızda okuyabileceğiniz en faziletli duaların Arapça metinleri, Türkçe okunuşları ve mealleri.

Harekeli Arapça Hat Türkçe Okunuş (Transkripsiyon) Sahih Türkçe Meal Fazilet & Hadis Kaynakları
رَبَّنَا هَبْ لَنَا مِنْ أَزْوَاجِنَا وَذُرِّيَّاتِنَا قُرَّةَ أَعْيُنٍ وَاجْعَلْنَا لِلْمُتَّقِينَ إِمَامًا
Okunuşu:

Rabbenâ heb lenâ min ezvâcinâ ve zürriyyâtinâ kurrate a'yünin vec'alnâ lil-müttekîne imâmâ.

Anlamı:

"Rabbimiz! Bize eşlerimizden ve çocuklarımızdan göz aydınlığı olacak kimseler bağışla ve bizi takva sahiplerine önder kıl."

Huzurlu ve bereketli bir aile hayatı için her gün okunması tavsiye edilir. (Furkan, 74)

لَا إِلٰهَ إِلَّا اللّٰهُ وَحْدَهُ لَا شَرِيكَ لَهُ ، لَهُ الْمُلْكُ وَلَهُ الْحَمْدُ وَهُوَ عَلَى كُلِّ شَيْءٍ قَدِيرٌ
Okunuşu:

Lâ ilâhe illallāhu vahdehû lâ şerîke leh, lehü'l-mülkü ve lehü'l-hamdü ve hüve alâ külli şey'in kadîr.

Anlamı:

"Bir tek olan ve hiçbir ortağı bulunmayan Allah'tan başka ilah yoktur. Bütün mülk ve hükümranlık O'nundur, her türlü hamd O'na mahsustur ve O'nun her şeye gücü yeter."

Hadis-i Şerif: "Kim her namazdan sonra 33 defa Sübhanallah, 33 defa Elhamdülillah, 33 defa Allahu Ekber der ve 100'üncüyü bu Tevhid zikriyle tamamlarsa, günahları deniz köpüğü kadar da olsa bağışlanır." (Müslim, Mesâcid 146)

Anlamı:

"Allah’ım! İçimizdeki Beytullah ve Ravza hasretini vuslata tebdil eyle. Maddi imkansızlıklar sebebiyle gidemeyen tüm mümin kardeşlerimize beklenmedik kapılar açarak Kâbe yollarını kolaylaştır."

Kâbe-i Muazzama ve Mescid-i Nebevi canlı yayını vesilesiyle gönülden edilen samimi Türkçe niyaz ve dua.

لاَ إِلَهَ إِلاَّ اللَّهُ الْعَظِيمُ الْحَلِيمُ، لاَ إِلَهَ إِلاَّ اللَّهُ رَبُّ الْعَرْشِ الْعَظِيمِ، لاَ إِلَهَ إِلاَّ اللَّهُ رَبُّ السَّمَاوَاتِ وَرَبُّ الأَرْضِ وَرَبُّ الْعَرْشِ الْكَرِيمِ
Okunuşu:

Lâ ilâhe illallâhu'l-Azîmü'l-Halîm. Lâ ilâhe illallâhu Rabbü'l-Arşi'l-Azîm. Lâ ilâhe illallâhu Rabbü's-semâvâti ve Rabbü'l-ardı ve Rabbü'l-Arşi'l-Kerîm.

Anlamı:

"Büyük ve Hilm sahibi Allah'tan başka ilah yoktur. Yüce Arş'ın Rabbi olan Allah'tan başka ilah yoktur. Göklerin Rabbi, yerin Rabbi ve şerefli Arş'ın Rabbi olan Allah'tan başka ilah yoktur."

Her türlü dert, gam, keder ve sıkıntı anında okunması tavsiye edilen Nebevi duadır.

اللَّهُمَّ أَنْتَ رَبِّي لاَ إِلَهَ إِلاَّ أَنْتَ، خَلَقْتَنِي وَأَنَا عَبْدُكَ، وَأَنَا عَلَى عَهْدِكَ وَوَعْدِكَ مَا اسْتَطَعْتُ، أَعُوذُ بِكَ مِنْ شَرِّ مَا صَنَعْتُ، أَبُوءُ لَكَ بِنِعْمَتِكَ عَلَيَّ، وَأَبُوءُ بِذَنْبِي فَاغْفِرْ لِي فَإِنَّهُ لاَ يَغْفِرُ الذُّنُوبَ إِلاَّ أَنْتَ
Okunuşu:

Allāhümme ente Rabbî lâ ilâhe illâ ente halaktenî ve ene abdüke ve ene alâ ahdike ve va'dike mesteta'tü, eûzü bike min şerri mâ sana'tü, ebûü leke bi-ni'metike aleyye ve ebûü bi-zenbî fağfirlî fe-innehû lâ yağfiru'z-zünûbe illâ ente.

Anlamı:

"Allah'ım! Sen benim Rabbimsin. Senden başka hiçbir ilah yoktur. Beni Sen yarattın, ben Senin kulunum. Gücüm yettiğince Sana verdiğim söz ve ahid üzerindeyim. İşlediğim günahların şerrinden Sana sığınırım. Üzerimdeki nimetini itiraf eder, günahımı da kabul ederim. Beni bağışla; çünkü günahları ancak Sen bağışlarsın."

Peygamber Efendimiz (s.a.v.): "Kim bunu sabah ve akşam inanarak söyler ve o gün vefat ederse cennet ehlindendir." (Buhârî, Deavât 2)

اَلْحَمْدُ لِلّٰهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ ، وَالصَّلَاةُ وَالسَّلَامُ عَلَى رَسُولِنَا مُحَمَّدٍ وَعَلَى آلِهِ وَصَحْبِهِ أَجْمَعِينَ . اَللّٰهُمَّ رَبَّنَا تَقَبَّلْ مِنَّا صَلَاتَنَا وَصِيَامَنَا وَقِيَامَنَا وَقِرَاءَتَنَا وَرُكُوعَنَا وَسُجُودَنَا وَقُعُودَنَا وَتَسْبِيحَنَا وَتَهْلِيلَنَا وَتَخَشُّعَنَا وَتَضَرُّعَنَا ، وَلَا تَضْرِبْ بِهَا وُجُوهَنَا يَا إِلٰهَ الْعَالَمِينَ وَيَا خَيْرَ النَّاصِرِينَ
Okunuşu:

Elhamdülillâhi Rabbi'l-âlemîn, ve's-salâtü ve's-selâmü alâ Rasûlinâ Muhammedin ve alâ âlihî ve sahbihî ecmaîn. Allāhümme Rabbenâ tekabbel minnâ salâtenâ ve sıyâmenâ ve kıyâmenâ ve kırâetenâ ve rükûanâ ve sücûdenâ ve kuûdenâ ve tesbîhanâ ve tehlîlenâ ve tehaşşuanâ ve tedarruanâ, ve lâ tadrib bihâ vücûhenâ yâ İlâhe'l-âlemîn ve yâ Hayra'n-nâsırîn.

Anlamı:

"Hamd alemlerin Rabbi olan Allah'a, salat ve selam Peygamberimiz Hz. Muhammed'e, aline ve bütün ashabına olsun. Allah'ım! Bizden namazımızı, orucumuzu, kıyamımızı, kıraatimizi, rükûlarımızı, secdelerimizi, oturuşlarımızı, tesbihlerimizi, tehlillerimizi, huşû ve yalvarışlarımızı kabul eyle. Kusurlarımız yüzünden ibadetlerimizi yüzümüze çarpma ey alemlerin İlahı, ey yardım edenlerin en hayırlısı!"

Tesbihlerin ardından eller semaya açılarak bu dua okunur ve ardından kişi kendi gönlünden geçen hayırlı hacetlerini Rabbine arz eder.

Anlamı:

"Rabbim! Arafat meydanında milyonlarca müminle birlikte ellerimizi semaya kaldırıp affedilen kulların arasına dahil olmayı ve dualarımıza icabet edildiğini müşahede etmeyi nasip eyle."

Kâbe-i Muazzama ve Mescid-i Nebevi canlı yayını vesilesiyle gönülden edilen samimi Türkçe niyaz ve dua.

اللَّهُمَّ إِنِّي أَسْأَلُكَ بِأَنَّ لَكَ الْحَمْدَ، لاَ إِلَهَ إِلاَّ أَنْتَ الْمَنَّانُ، بَدِيعُ السَّمَاوَاتِ وَالأَرْضِ، يَا ذَا الْجَلاَلِ وَالإِكْرَامِ، يَا حَيُّ يَا قَيُّومُ
Okunuşu:

Allāhümme innî es'elüke bi-enne leke'l-hamd, lâ ilâhe illâ ente'l-Mennân, Bedîu's-semâvâti ve'l-ard, Yâ Ze'l-celâli ve'l-ikrâm, Yâ Hayyu Yâ Kayyûm.

Anlamı:

"Allah'ım! Bütün hamdlerin Sana mahsus olması vesilesiyle Senden istiyorum. Senden başka ilah yoktur. Sen bol bol ihsan eden Mennân'sın. Gökleri ve yeri yoktan var edensin. Ey Celal ve İkram sahibi, ey Hayy ve Kayyum olan Allah'ım!"

Resûlullah (s.a.v.) bu duayı duyunca: "Allah'a İsm-i Âzamı ile dua etti. Bu isimle istenince verir, dua edilince kabul eder" buyurmuştur.

أَعُوذُ بِاللَّهِ السَّمِيعِ الْعَلِيمِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ . هُوَ اللَّهُ الَّذِي لَا إِلٰهَ إِلَّا هُوَ ۖ عَالِمُ الْغَيْبِ وَالشَّهَادَةِ ۖ هُوَ الرَّحْمٰنُ الرَّحِيمُ * هُوَ اللَّهُ الَّذِي لَا إِلٰهَ إِلَّا هُوَ الْمَلِكُ الْقُدُّوسُ السَّلَامُ الْمُؤْمِنُ الْمُهَيْمِنُ الْعَزِيزُ الْجَبَّارُ الْمُتَكَبِّرُ ۚ سُبْحَانَ اللَّهِ عَمَّا يُشْرِكُونَ * هُوَ اللَّهُ الْخَالِقُ الْبَارِئُ الْمُصَوِّرُ ۖ لَهُ الْأَسْمَاءُ الْحُسْنَىٰ ۚ يُسَبِّحُ لَهُ مَا فِي السَّمَاوَاتِ وَالْأَرْضِ ۖ وَهُوَ الْعَزِيزُ الْحَكِيمُ
Okunuşu:

Eûzü billâhi's-Semîi'l-Alîmi mine'ş-şeytâni'r-racîm. Hüvallāhüllezî lâ ilâhe illâ hû, âlimü'l-gaybi ve'ş-şehâdeh, hüve'r-Rahmânü'r-Rahîm. Hüvallāhüllezî lâ ilâhe illâ hüve'l-Melikü'l-Kuddûsü's-Selâmü'l-Mü'minü'l-Müheyminü'l-Azîzü'l-Cebbârü'l-Mütekebbir, sübhânallâhi ammâ yüşrikûn. Hüvallāhü'l-Hâliku'l-Bâriü'l-Musavviru lehü'l-esmâü'l-hüsnâ, yüsebbihu lehû mâ fi's-semâvâti ve'l-ard, ve hüve'l-Azîzü'l-Hakîm.

Anlamı:

"Kovulmuş şeytandan her şeyi hakkıyla işiten ve bilen Allah'a sığınırım. O, kendisinden başka hiçbir ilah olmayan Allah'tır. Gaybı da görünen alemi de bilendir. O Rahmân'dır, Rahîm'dir. O, kendisinden başka ilah olmayan Allah'tır; Melik'tir (mülkün gerçek sahibi), Kuddûs'tür (mukaddes ve tertemiz), Selâm'dır (esenlik veren), Mü'min'dir (güven veren), Müheymin'dir (koruyup gözeten), Azîz'dir (mutlak galip), Cebbâr'dır (iradesini her şeye yürüten), Mütekebbir'dir (büyüklükte eşsiz). Allah, onların ortak koştukları her şeyden münezzehtir. O, yaratan (Hâlık), yoktan var eden (Bâri), her şeye suret veren (Musavvir) Allah'tır. En güzel isimler O'nundur. Göklerde ve yerde olan her şey O'nu tesbih eder. O, mutlak galip ve her işi hikmetli olandır."

Peygamber Efendimiz (s.a.v.): "Kim sabah veya akşam bu ayetleri okursa, Allah Teâlâ onun için yetmiş bin melek vazifelendirir; akşama/sabaha kadar ona dua ve istiğfar ederler. O gün vefat ederse şehit olarak vefat eder." buyurmuştur. (Tirmizî, Sevâbü'l-Kur'ân 22)

Anlamı:

"Allah’ım! Hz. Hacer validemizin teslimiyeti ve samimiyetiyle Safa ile Merve arasında sa’y etmeyi, aradığımız huzuru ve rahmeti Senin kapında bulmayı bizlere lütfeyle."

Kâbe-i Muazzama ve Mescid-i Nebevi canlı yayını vesilesiyle gönülden edilen samimi Türkçe niyaz ve dua.

بِسْمِ اللَّهِ وَاللَّهُ أَكْبَرُ، اللَّهُمَّ إِيمَانًا بِكَ وَتَصْدِيقًا بِكِتَابِكَ وَوَفَاءً بِعَهْدِكَ وَاتِّبَاعًا لِسُنَّةِ نَبِيِّكَ مُحَمَّدٍ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ
Okunuşu:

Bismillâhi v'Allâhu Ekber. Allāhümme îmânen bike ve tasdîkan bi-kitâbike ve vefâen bi-ahdike ve'ttibâan li-sünneti nebiyyike Muhammedin sallallâhu aleyhi ve sellem.

Anlamı:

"Allah'ın adıyla, Allah en büyüktür! Allah'ım! Sana iman ederek, Kitabını tasdik ederek, ahdine vefa göstererek ve Peygamberin Hz. Muhammed'in sünnetine uyarak tavafıma başlıyorum."

Tavafa başlarken Hacerülesved istilamında ve 1. şavtta okunur.

آمَنَ الرَّسُولُ بِمَا أُنْزِلَ إِلَيْهِ مِنْ رَبِّهِ وَالْمُؤْمِنُونَ ۚ كُلٌّ آمَنَ بِاللَّهِ وَمَلَائِكَتِهِ وَكُتُبِهِ وَرُسُلِهِ لَا نُفَرِّقُ بَيْنَ أَحَدٍ مِنْ رُسُلِهِ ۚ وَقَالُوا سَمِعْنَا وَأَطَعْنَا ۖ غُفْرَانَكَ رَبَّنَا وَإِلَيْكَ الْمَصِيرُ * لَا يُكَلِّفُ اللَّهُ نَفْسًا إِلَّا وُسْعَهَا ۚ لَهَا مَا كَسَبَتْ وَعَلَيْهَا مَا اكْتَسَبَتْ ۗ رَبَّنَا لَا تُؤَاخِذْنَا إِنْ نَسِينَا أَوْ أَخْطَأْنَا ۚ رَبَّنَا وَلَا تَحْمِلْ عَلَيْنَا إِصْرًا كَمَا حَمَلْتَهُ عَلَى الَّذِينَ مِنْ قَبْلِنَا ۚ رَبَّنَا وَلَا تُحَمِّلْنَا مَا لَا طَاقَةَ لَنَا بِهِ ۖ وَاعْفُ عَنَّا وَاغْفِرْ لَنَا وَارْحَمْنَا ۚ أَنْتَ مَوْلَانَا فَانْصُرْنَا عَلَى الْقَوْمِ الْكَافِرِينَ
Okunuşu:

Âmene'r-rasûlü bi-mâ ünzile ileyhi min Rabbihî ve'l-mü'minûn, küllün âmene billâhi ve melâiketihî ve kütübihî ve rusülih, lâ nüferriku beyne ehadin min rusülih, ve kālû semi'nâ ve ata'nâ gufrâneke Rabbenâ ve ileyke'l-masîr. Lâ yükellifullāhü nefsen illâ vüs'ahâ, lehâ mâ kesebet ve aleyhâ mektesebet, Rabbenâ lâ tüâhiznâ in nesînâ ev ahta'nâ, Rabbenâ ve lâ tahmil aleynâ ısran kemâ hameltehû alellezîne min kablinâ, Rabbenâ ve lâ tühammilnâ mâ lâ tâkate lenâ bih, va'fü annâ vağfir lenâ verhamnâ, ente Mevlânâ fensurnâ ale'l-kavmi'l-kâfirîn.

Anlamı:

"Peygamber, Rabbinden kendisine indirilene iman etti, müminler de. Hepsi Allah'a, meleklerine, kitaplarına ve peygamberlerine iman ettiler. "O'nun peygamberleri arasında hiçbir ayrım yapmayız" dediler ve eklediler: "İşittik ve itaat ettik! Ey Rabbimiz, bağışlamanı dileriz; dönüş sanadır!" Allah hiçbir nefse gücünün yeteceğinden fazlasını yüklemez. Kazandığı hayır lehine, işlediği günah aleyhinedir. Ey Rabbimiz! Unutur veya yanılırsak bizi sorumlu tutma! Ey Rabbimiz! Bizden öncekilere yüklediğin gibi bize de ağır yük yükleme! Ey Rabbimiz! Güç yetiremeyeceğimiz şeyleri bize taşıtma! Bizi affet, bizi bağışla, bize merhamet eyle! Sen bizim Mevlâmızsın; inkarcı topluluğa karşı bize yardım eyle!"

Peygamberimiz (s.a.v.): "Bakara suresinin son iki ayetini geceleyin okuyana bu iki ayet her türlü şerre karşı yeterlidir." buyurmuştur. (Buhârî, Megâzî 12; Müslim, Müsâfirîn 255)

Toplam 383 kayıttan 25 - 36 arası listeleniyor.
İslami Dua Âdâbı

Duanın Önemi, Kabul Şartları ve İslami Dua Âdâbı

Dua, müminin Rabbiyle kurduğu en samimi bağ ve ibadetin özüdür. Peygamber Efendimiz (s.a.v.) "Dua ibadetin ta kendisidir" buyurmuştur.

İhlas ve Kalb-i Selim

Dua ederken kalbin gafletten uzak olması, Allah'ın kudretine ve icabetine tam güven duyarak samimiyetle istenmesi esastır.

İcabet Vakitlerini Gözetmek

Ezan ile kamet arası, seher vakitleri, farz namazların ardı, Cuma günü icabet saati ve tavaf esnası duaların en çok kabul gördüğü anlardır.

Hamd ve Salavat ile Başlamak

Duaya Allah Teala'ya hamd ve Peygamberimiz'e (s.a.v.) salat-ü selam ile başlayıp yine salavat ile bitirmek kabulü hızlandırır.

Dualar Hakkında Sıkça Sorulan Sorular

Hayır. Tavafta veya Sa'yde belirli bir duayı okumak farz veya vacip değildir. Kişi içinden geldiği gibi kendi diliyle dua edebilir, Kur'an ayetleri okuyabilir, tekbir, tehlil ve salavat getirebilir. Ancak sünnette geçen duaları okumak şüphesiz çok daha faziletlidir.

Evet. Namaz dışındaki tüm dua ve münacatlarda herkes kendi anadiliyle, gönlünden geçtiği şekilde dua edebilir. Yüce Allah her dili ve kalpten geçen her niyeti bilendir.

Haram lokma yemek, günah veya akrabalık bağını koparmak için dua etmek ve "dua ettim de kabul olmadı" diyerek acele edip duayı bırakmak, duaların kabulüne engel olan başlıca hallerdir.