Namaz Sonrası Tesbihat ve Dualar
Beş vakit farz namazın ardından yapılan tesbihat, istiğfar, salavat ve duaların tamamı.
Eûzü billâhi's-Semîi'l-Alîmi mine'ş-şeytâni'r-racîm. Hüvallāhüllezî lâ ilâhe illâ hû, âlimü'l-gaybi ve'ş-şehâdeh, hüve'r-Rahmânü'r-Rahîm. Hüvallāhüllezî lâ ilâhe illâ hüve'l-Melikü'l-Kuddûsü's-Selâmü'l-Mü'minü'l-Müheyminü'l-Azîzü'l-Cebbârü'l-Mütekebbir, sübhânallâhi ammâ yüşrikûn. Hüvallāhü'l-Hâliku'l-Bâriü'l-Musavviru lehü'l-esmâü'l-hüsnâ, yüsebbihu lehû mâ fi's-semâvâti ve'l-ard, ve hüve'l-Azîzü'l-Hakîm.
"Kovulmuş şeytandan her şeyi hakkıyla işiten ve bilen Allah'a sığınırım. O, kendisinden başka hiçbir ilah olmayan Allah'tır. Gaybı da görünen alemi de bilendir. O Rahmân'dır, Rahîm'dir. O, kendisinden başka ilah olmayan Allah'tır; Melik'tir (mülkün gerçek sahibi), Kuddûs'tür (mukaddes ve tertemiz), Selâm'dır (esenlik veren), Mü'min'dir (güven veren), Müheymin'dir (koruyup gözeten), Azîz'dir (mutlak galip), Cebbâr'dır (iradesini her şeye yürüten), Mütekebbir'dir (büyüklükte eşsiz). Allah, onların ortak koştukları her şeyden münezzehtir. O, yaratan (Hâlık), yoktan var eden (Bâri), her şeye suret veren (Musavvir) Allah'tır. En güzel isimler O'nundur. Göklerde ve yerde olan her şey O'nu tesbih eder. O, mutlak galip ve her işi hikmetli olandır."
Peygamber Efendimiz (s.a.v.): "Kim sabah veya akşam bu ayetleri okursa, Allah Teâlâ onun için yetmiş bin melek vazifelendirir; akşama/sabaha kadar ona dua ve istiğfar ederler. O gün vefat ederse şehit olarak vefat eder." buyurmuştur. (Tirmizî, Sevâbü'l-Kur'ân 22)
Âmene'r-rasûlü bi-mâ ünzile ileyhi min Rabbihî ve'l-mü'minûn, küllün âmene billâhi ve melâiketihî ve kütübihî ve rusülih, lâ nüferriku beyne ehadin min rusülih, ve kālû semi'nâ ve ata'nâ gufrâneke Rabbenâ ve ileyke'l-masîr. Lâ yükellifullāhü nefsen illâ vüs'ahâ, lehâ mâ kesebet ve aleyhâ mektesebet, Rabbenâ lâ tüâhiznâ in nesînâ ev ahta'nâ, Rabbenâ ve lâ tahmil aleynâ ısran kemâ hameltehû alellezîne min kablinâ, Rabbenâ ve lâ tühammilnâ mâ lâ tâkate lenâ bih, va'fü annâ vağfir lenâ verhamnâ, ente Mevlânâ fensurnâ ale'l-kavmi'l-kâfirîn.
"Peygamber, Rabbinden kendisine indirilene iman etti, müminler de. Hepsi Allah'a, meleklerine, kitaplarına ve peygamberlerine iman ettiler. "O'nun peygamberleri arasında hiçbir ayrım yapmayız" dediler ve eklediler: "İşittik ve itaat ettik! Ey Rabbimiz, bağışlamanı dileriz; dönüş sanadır!" Allah hiçbir nefse gücünün yeteceğinden fazlasını yüklemez. Kazandığı hayır lehine, işlediği günah aleyhinedir. Ey Rabbimiz! Unutur veya yanılırsak bizi sorumlu tutma! Ey Rabbimiz! Bizden öncekilere yüklediğin gibi bize de ağır yük yükleme! Ey Rabbimiz! Güç yetiremeyeceğimiz şeyleri bize taşıtma! Bizi affet, bizi bağışla, bize merhamet eyle! Sen bizim Mevlâmızsın; inkarcı topluluğa karşı bize yardım eyle!"
Peygamberimiz (s.a.v.): "Bakara suresinin son iki ayetini geceleyin okuyana bu iki ayet her türlü şerre karşı yeterlidir." buyurmuştur. (Buhârî, Megâzî 12; Müslim, Müsâfirîn 255)
Lâ ilâhe illallāhu vahdehû lâ şerîke leh, lehü'l-mülkü ve lehü'l-hamdü yuhyî ve yumît ve hüve alâ külli şey'in kadîr (10 defa).
"Bir tek olan ve hiçbir ortağı bulunmayan Allah'tan başka ilah yoktur. Mülk O'nundur, hamd O'na aittir; dirilten de öldüren de O'dur ve O her şeye kadirdir."
Sabah namazının ardından ayaklarını bozmadan ve dünya kelamı konuşmadan on defa bu zikri okuyan kimseye on sevap yazılır, on günahı silinir ve akşama kadar şeytanın şerrinden korunur. (Tirmizî)
Allāhümme ecirnâ mine'n-nâr (7 defa söylenir).
"Allah'ım! Bizi cehennem ateşinden ve azabından muhafaza eyle."
Peygamber Efendimiz (s.a.v.): "Sabah ve akşam namazlarının ardından kim yedişer defa bu duayı okur da o gün veya o gece vefat ederse Allah onu cehennem ateşinden korur." buyurmuştur. (Ebû Dâvûd, Edeb 101)
Amme yetesâelûn. Anin-nebeil-azîm. Ellezî hüm fîhi muhtelifûn... İnne lil-müttekîne mefâzâ. Hadâika ve a'nâbâ. Ve kevâıbe etrâbâ. Ve ke'sen dihâkā.
"Birbirlerine neyi soruyorlar? Hakkında ihtilafa düştükleri o büyük haberi mi (kıyameti ve dirilişi mi)?... Şüphesiz takva sahipleri için büyük bir kurtuluş, muhteşem bahçeler ve bağlar, genç ve yaşıt eşler ve dolu dolu kadehler vardır."
İkindi namazından sonra Nebe suresini veya son ayetlerini okumak ikindi vakti sünneti ve Osmanlı'dan günümüze gelen köklü bir cami geleneğidir.
Lekad sadakallāhü rasûlehü'r-ru'yâ bi'l-hakk, letedhulünne'l-Mescide'l-Harâme inşâallāhü âminîne muhallikīne ruûseküm ve mukassırîne lâ tehâfûn, fe-alime mâ lem ta'lemû fe-ceale min dûni zâlike fethan karîbâ. Hüvellezî ersele rasûlehû bi'l-hüdâ ve dîni'l-hakkı li-yuzhirahû ale'd-dîni küllih, ve kefâ billâhi şehîdâ.
"Andolsun ki Allah, Peygamberinin rüyasını dosdoğru çıkardı. Allah dilerse siz kesinlikle güven içinde, başlarınızı tıraş etmiş ve kısaltmış olarak korkusuzca Mescid-i Haram'a gireceksiniz. O, sizin bilmediklerinizi bildi ve bundan önce yakın bir fetih nasip etti. Peygamberini hidayet ve hak din ile gönderen O'dur; şahit olarak Allah kafidir."
Öğle namazının ardından Fetih suresinin son ayetlerini okumak gönül ferahlığına, manevi zafer ve fütuhat kapılarının açılmasına vesiledir.
Sübhâne'l-Meliki'l-Kuddûs, Sübhâne'l-Meliki'l-Kuddûs, Sübhâne'l-Meliki'l-Kuddûs, Rabbi'l-melâiketi ve'r-Rûh.
"Bütün mülkün yegâne sahibi ve her türlü kusurdan münezzeh olan Melik ve Kuddûs Allah'ı tesbih ederim. Meleklerin ve Cebrail'in (Ruh) Rabbi olan Allah'ı tenzih ederim."
Hz. Peygamber (s.a.v.) Vitir namazını tamamlayıp selam verdikten sonra üç defa yüksek sesle bu tesbihi söyler, üçüncüsünde sesini uzatarak çekerdi. (Ebû Dâvûd, Vitir 32)
7 defa Fatiha, 7 defa İhlas, 7 defa Felak ve 7 defa Nas suresi okunur.
"Cuma namazının farzı ve sünnetleri tamamlandıktan sonra dünya kelamı konuşmadan yedişer defa bu sureleri okuyarak Allah'a sığınmak sünnettir."
Hadis-i Şerif: "Kim Cuma namazından sonra selam verip yerinden kalkmadan ve konuşmadan yedişer defa Fatiha, İhlas, Felak ve Nas surelerini okursa, gelecek cumaya kadar kaza, bela ve musibetlerden emin kılınır." (İbnü's-Sünnî)
Secede vechî lillezî halekahû ve savverahû, ve şekka sem'ahû ve besarahû bi-havlihî ve kuvvetih, fe-tebârakallāhü ahsenü'l-hâlikīn.
"Yüzüm; kendisini yaratan, ona şekil ve suret veren, güç ve kuvvetiyle onda işitme ve görme duyularını açıp var eden Yüce Yaratıcıya secde etti. Yaratanların en güzeli olan Allah ne yücedir!"
Secde ayeti okunduğunda yapılan tilavet secdesinde veya büyük bir nimete erişildiğinde ifa edilen şükür secdesinde okunması pek faziletlidir.
Kulillāhümme mâlike'l-mülki tü'ti'l-mülke men teşâü ve tenziu'l-mülke mimmen teşâü ve tü'ızzü men teşâü ve tüzillü men teşâ', bi-yedike'l-hayr, inneke alâ külli şey'in kadîr.
"De ki: Ey mülkün gerçek sahibi olan Allah'ım! Sen mülkü dilediğine verirsin, dilediğinden de çeker alırsın; dilediğini yüceltir, dilediğini alçaltırsın. Bütün hayır Senin elindedir. Şüphesiz Sen her şeye kadirsin."
Geçim darlığı ve borç yükü altında olanların her namaz sonrası okuması tavsiye edilir. (Âl-i İmran, 26)
Allāhümme innî eûzü bike mine'l-hemmi ve'l-hazen, ve eûzü bike mine'l-aczi ve'l-kesel, ve eûzü bike mine'l-cübni ve'l-buhl, ve eûzü bike min galebeti'd-deyni ve kahri'r-ricâl.
"Allah'ım! Kederden ve üzüntüden Sana sığınırım. Acizlikten ve tembellikten Sana sığınırım. Korkaklıktan ve cimrilikten Sana sığınırım. Borç altında ezilmekten ve insanların kahrına uğramaktan Sana sığınırım."
Peygamber Efendimiz (s.a.v.) bu duayı Ebu Ümâme'ye öğretmiş ve borçlarından kurtulmasına vesile olmuştur. (Ebu Davud)
Allāhümme salli alâ seyyidinâ Muhammedin ve alâ âli seyyidinâ Muhammed, salâten tüncînâ bihâ min cemîi'l-ehvâli ve'l-âfât, ve takdî lenâ bihâ cemîa'l-hâcât, ve tütahhirunâ bihâ min cemîi's-seyyiât, ve terfeunâ bihâ ındeke a'le'd-derecât, ve tübelligunâ bihâ aksa'l-gāyât min cemîi'l-hayrâti fi'l-hayâti ve ba'de'l-memât.
"Allah'ım! Efendimiz Muhammed'e ve ehl-i beytine öyle bir salat eyle ki, onun hürmetine bizi bütün korku ve afetlerden kurtar, bütün ihtiyaçlarımızı gider, bütün günahlardan temizle, bizi en yüce derecelere yükselt ve hem hayatta hem ölümden sonra bütün hayırların en son gayesine ulaştır."
Büyük sıkıntı ve musibet anlarında, duaların kabulü için her gün okunması çok faziletlidir.
Duanın Önemi, Kabul Şartları ve İslami Dua Âdâbı
Dua, müminin Rabbiyle kurduğu en samimi bağ ve ibadetin özüdür. Peygamber Efendimiz (s.a.v.) "Dua ibadetin ta kendisidir" buyurmuştur.
İhlas ve Kalb-i Selim
Dua ederken kalbin gafletten uzak olması, Allah'ın kudretine ve icabetine tam güven duyarak samimiyetle istenmesi esastır.
İcabet Vakitlerini Gözetmek
Ezan ile kamet arası, seher vakitleri, farz namazların ardı, Cuma günü icabet saati ve tavaf esnası duaların en çok kabul gördüğü anlardır.
Hamd ve Salavat ile Başlamak
Duaya Allah Teala'ya hamd ve Peygamberimiz'e (s.a.v.) salat-ü selam ile başlayıp yine salavat ile bitirmek kabulü hızlandırır.
Dualar Hakkında Sıkça Sorulan Sorular
Hayır. Tavafta veya Sa'yde belirli bir duayı okumak farz veya vacip değildir. Kişi içinden geldiği gibi kendi diliyle dua edebilir, Kur'an ayetleri okuyabilir, tekbir, tehlil ve salavat getirebilir. Ancak sünnette geçen duaları okumak şüphesiz çok daha faziletlidir.
Evet. Namaz dışındaki tüm dua ve münacatlarda herkes kendi anadiliyle, gönlünden geçtiği şekilde dua edebilir. Yüce Allah her dili ve kalpten geçen her niyeti bilendir.
Haram lokma yemek, günah veya akrabalık bağını koparmak için dua etmek ve "dua ettim de kabul olmadı" diyerek acele edip duayı bırakmak, duaların kabulüne engel olan başlıca hallerdir.