CANLI Mekke Kâbe 7/24 Kesintisiz Yayın
Mekke: 28°C Saat: 04:16 1448 Hicri
TR EN AR
kabe.tr
7/24 Kesintisiz Canlı
•
Mekke: 04:16
Ana Sayfa Dualar & Münacatlar Namaz Duaları ve Sureleri
Namaz Duaları ve Sureleri

Namaz Duaları ve Sureleri

Namazın rükünlerinde okunan farz, vacip ve sünnet dualar ile zamm-ı surelerin tamamı.

Harekeli Arapça Hat Türkçe Okunuş (Transkripsiyon) Sahih Türkçe Meal Fazilet & Hadis Kaynakları
بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحِيمِ ﴿١﴾ أَلَمْ تَرَ كَيْفَ فَعَلَ رَبُّكَ بِأَصْحَابِ الْفِيلِ ﴿١﴾ أَلَمْ يَجْعَلْ كَيْدَهُمْ فِي تَضْلِيلٍ ﴿٢﴾ وَأَرْسَلَ عَلَيْهِمْ طَيْرًا أَبَابِيلَ ﴿٣﴾ تَرْمِيهِمْ بِحِجَارَةٍ مِنْ سِجِّيلٍ ﴿٤﴾ فَجَعَلَهُمْ كَعَصْفٍ مَأْكُولٍ ﴿٥﴾
Okunuşu:

Bismillâhirrahmânirrahîm. Elem tera keyfe feale rabbüke bi-ashâbi'l-fîl. (1) Elem yec'al keydehüm fî tadlîl. (2) Ve ersele aleyhim tayran ebâbîl. (3) Termîhim bi-hıcâratin min siccîl. (4) Fecealehüm keasfin me'kûl. (5)

Anlamı:

"Rahmân ve Rahîm olan Allah'ın adıyla. (1) Görmedin mi Rabbin fil sahiplerine ne yaptı? (2) Onların tuzaklarını boşa çıkarmadı mı? (3) Onların üzerine sürü sürü kuşlar (Ebabil) gönderdi. (4) O kuşlar onların üzerine pişkin tuğladan taşlar atıyorlardı. (5) Nihayet onları yenilmiş ekin yaprağı gibi kıldı."

Namazlarda Fâtiha Suresi'nden sonra zamm-ı sure olarak ilk sırada okunan suredir. Kâbe-i Muazzama'yı yıkmak isteyen Ebrehe ordusunun helak edilişini anlatan mübarek suredir.

بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحِيمِ ﴿١﴾ لِإِيلَافِ قُرَيْشٍ ﴿١﴾ إِيلَافِهِمْ رِحْلَةَ الشِّتَاءِ وَالصَّيْفِ ﴿٢﴾ فَلْيَعْبُدُوا رَبَّ هٰذَا الْبَيْتِ ﴿٣﴾ الَّذِي أَطْعَمَهُمْ مِنْ جُوعٍ وَآمَنَهُمْ مِنْ خَوْفٍ ﴿٤﴾
Okunuşu:

Bismillâhirrahmânirrahîm. Li-îlâfi kurayş. (1) Îlâfihim rıhlete'ş-şitâi ve's-sayf. (2) Felya'büdû rabbe hâze'l-beyt. (3) Ellezî et'amehüm min cû'in ve âmenehüm min havf. (4)

Anlamı:

"Rahmân ve Rahîm olan Allah'ın adıyla. (1) Kureyş'i alıştırıp ısındırdığı için; (2) Kış ve yaz yolculuklarına onları alıştırdığı için, (3) Onlar da bu Beyt'in (Kâbe'nin) Rabbine kulluk etsinler. (4) O Rab ki onları açlıktan doyurmuş ve her türlü korkudan emin kılmıştır."

Namazlarda Fîl Suresi'nden sonraki rekatta veya zamm-ı sure olarak okunur. Kâbe-i Muazzama'nın koruyucusu olan Beytullah'ın Rabbine şükrü ve emniyeti beyan eder.

بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحِيمِ ﴿١﴾ أَرَأَيْتَ الَّذِي يُكَذِّبُ بِالدِّينِ ﴿١﴾ فَذٰلِكَ الَّذِي يَدُعُّ الْيَتِيمَ ﴿٢﴾ وَلَا يَحُضُّ عَلَى طَعَامِ الْمِسْكِينِ ﴿٣﴾ فَوَيْلٌ لِلْمُصَلِّينَ ﴿٤﴾ الَّذِينَ هُمْ عَنْ صَلَاتِهِمْ سَاهُونَ ﴿٥﴾ الَّذِينَ هُمْ يُرَاءُونَ ﴿٦﴾ وَيَمْنَعُونَ الْمَاعُونَ ﴿٧﴾
Okunuşu:

Bismillâhirrahmânirrahîm. Eraeytellezî yükezzibü bi'd-dîn. (1) Fezâlikellezî yedu'ul-yetîm. (2) Ve lâ yehuddu alâ taâmi'l-miskîn. (3) Feveylün li'l-müsallîn. (4) Ellezîne hüm an salâtihim sâhûn. (5) Ellezîne hüm yürâûn. (6) Ve yemneûne'l-mâûn. (7)

Anlamı:

"Rahmân ve Rahîm olan Allah'ın adıyla. (1) Gördün mü o din gününü (hesabı) yalanlayanı? (2) İşte o yetimi itip kakan kimsedir. (3) Yoksulu doyurmayı teşvik etmez. (4) Yazıklar olsun o namaz kılanlara ki; (5) Onlar namazlarından gafildirler (özensizdirler). (6) Onlar gösteriş (riya) yaparlar, (7) Ve en küçük bir yardıma (zekata/komşuluk emanetine) bile engel olurlar."

Namazlarda Fâtiha'dan sonra zamm-ı sure olarak okunur. İbadetin samimiyetle yapılması ve yetim/yoksula şefkat gösterilmesi gerektiğini öğütler.

بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحِيمِ ﴿١﴾ إِنَّا أَعْطَيْنَاكَ الْكَوْثَرَ ﴿١﴾ فَصَلِّ لِرَبِّكَ وَانْحَرْ ﴿٢﴾ إِنَّ شَانِئَكَ هُوَ الْأَبْتَرُ ﴿٣﴾
Okunuşu:

Bismillâhirrahmânirrahîm. İnnâ a'taynâke'l-kevser. (1) Fesalli li-rabbike venhar. (2) İnne şânieke hüve'l-ebter. (3)

Anlamı:

"Rahmân ve Rahîm olan Allah'ın adıyla. (1) Şüphesiz Biz sana Kevser'i (pek çok hayır ve Kevser havuzunu) verdik. (2) Öyleyse Rabbin için namaz kıl ve kurban kes. (3) Muhakkak ki asıl soyu kesik olan, sana buğzeden (düşmanlık besleyen) kimsedir."

Namazlarda zamm-ı sure olarak en çok okunan kısa ve mübarek suredir (Kur'an'ın en kısa suresi). Peygamber Efendimiz'e (s.a.v.) verilen tükenmez nimet ve manevi müjdeleri içerir.

بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحِيمِ ﴿١﴾ قُلْ يَا أَيُّهَا الْكَافِرُونَ ﴿١﴾ لَا أَعْبُدُ مَا تَعْبُدُونَ ﴿٢﴾ وَلَا أَنْتُمْ عَابِدُونَ مَا أَعْبُدُ ﴿٣﴾ وَلَا أَنَا عَابِدٌ مَا عَبَدْتُمْ ﴿٤﴾ وَلَا أَنْتُمْ عَابِدُونَ مَا أَعْبُدُ ﴿٥﴾ لَكُمْ دِينُكُمْ وَلِيَ دِينِ ﴿٦﴾
Okunuşu:

Bismillâhirrahmânirrahîm. Kul yâ eyyühe'l-kâfirûn. (1) Lâ a'büdü mâ ta'büdûn. (2) Ve lâ entüm âbidûne mâ a'büd. (3) Ve lâ ene âbidün mâ abedtüm. (4) Ve lâ entüm âbidûne mâ a'büd. (5) Leküm dînüküm ve liye dîn. (6)

Anlamı:

"Rahmân ve Rahîm olan Allah'ın adıyla. (1) De ki: Ey kâfirler! (2) Ben sizin taptıklarınıza tapmam. (3) Siz de benim kulluk ettiğime kulluk edecek değilsiniz. (4) Ben sizin taptıklarınıza tapacak değilim. (5) Siz de benim ibadet ettiğime ibadet edecek değilsiniz. (6) Sizin dininiz size, benim dinim banadır."

Namazlarda zamm-ı sure olarak, özellikle sabah ve akşam namazlarının sünnetlerinde okunması pek faziletlidir. Tevhid inancının ve şirki bütünüyle reddetmenin en berrak beyanıdır (Kur'an'ın dörtte birine denktir).

بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحِيمِ ﴿١﴾ إِذَا جَاءَ نَصْرُ اللّٰهِ وَالْفَتْحُ ﴿١﴾ وَرَأَيْتَ النَّاسَ يَدْخُلُونَ فِي دِينِ اللّٰهِ أَفْوَاجًا ﴿٢﴾ فَسَبِّحْ بِحَمْدِ رَبِّكَ وَاسْتَغْفِرْهُ إِنَّهُ كَانَ تَوَّابًا ﴿٣﴾
Okunuşu:

Bismillâhirrahmânirrahîm. İzâ câe nasrullâhi ve'l-feth. (1) Ve raeyte'n-nâse yedhulûne fî dînillâhi efvâcâ. (2) Fesebbih bi-hamdi rabbike vestağfirh, innehû kâne tevvâbâ. (3)

Anlamı:

"Rahmân ve Rahîm olan Allah'ın adıyla. (1) Allah'ın yardımı ve fetih (Mekke'nin fethi) geldiğinde; (2) Ve insanların akın akın Allah'ın dinine girdiğini gördüğünde; (3) Hemen Rabbini hamd ile tesbih et ve O'ndan mağfiret dile. Şüphesiz O, tevbeleri daima kabul edendir."

Namazlarda Fâtiha'dan sonra zamm-ı sure olarak okunur. Mekke'nin fethini ve İslam'ın kesin zaferini müjdeleyen mübarek suredir.

بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحِيمِ ﴿١﴾ تَبَّتْ يَدَا أَبِي لَهَبٍ وَتَبَّ ﴿١﴾ مَا أَغْنَى عَنْهُ مَالُهُ وَمَا كَسَبَ ﴿٢﴾ سَيَصْلَى نَارًا ذَاتَ لَهَبٍ ﴿٣﴾ وَامْرَأَتُهُ حَمَّالَةَ الْحَطَبِ ﴿٤﴾ فِي جِيدِهَا حَبْلٌ مِنْ مَسَدٍ ﴿٥﴾
Okunuşu:

Bismillâhirrahmânirrahîm. Tebbet yedâ ebî lehebin ve tebb. (1) Mâ ağnâ anhü mâlühû ve mâ keseb. (2) Seyaslâ nâran zâte leheb. (3) Vemraetühû hammâlete'l-hatab. (4) Fî cîdihâ hablün min mesed. (5)

Anlamı:

"Rahmân ve Rahîm olan Allah'ın adıyla. (1) Ebu Leheb'in iki eli kurusun; zaten kurudu da! (2) Ona ne malı fayda verdi, ne de kazandığı. (3) O, alevli bir ateşe girecektir. (4) Boynunda bükülmüş bir ip olduğu halde, dedikoducu karısı da odun taşıyıcısı olarak (ateşe girecektir). (5)"

Namazlarda Fâtiha'dan sonra zamm-ı sure olarak okunur. İslam düşmanlığının ve kibrin hüsranla sonuçlanacağını ilan eden ilahi ikazdır.

بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحِيمِ ﴿١﴾ قُلْ هُوَ اللّٰهُ أَحَدٌ ﴿١﴾ اَللّٰهُ الصَّمَدُ ﴿٢﴾ لَمْ يَلِدْ وَلَمْ يُولَدْ ﴿٣﴾ وَلَمْ يَكُنْ لَهُ كُفُوًا أَحَدٌ ﴿٤﴾
Okunuşu:

Bismillâhirrahmânirrahîm. Kul hüvallâhü ehad. (1) Allāhü's-samed. (2) Lem yelid ve lem yûled. (3) Ve lem yekün lehû küfüven ehad. (4)

Anlamı:

"Rahmân ve Rahîm olan Allah'ın adıyla. (1) De ki: O Allah tektir, birdir. (2) Allah Samed'dir (Her şey O'na muhtaçtır, O hiçbir şeye muhtaç değildir). (3) O doğurmamış ve doğmamıştır. (4) Ve hiçbir şey O'na denk / benzer değildir."

Namazlarda zamm-ı sure olarak ve her vakit namazından sonra tesbihatta okunur. Hadis-i Şerif: "İhlâs suresini okumak Kur'an-ı Kerim'in üçte birine (1/3) denktir." (Buhârî, Fedâilü'l-Kur'ân, 13).

بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحِيمِ ﴿١﴾ قُلْ أَعُوذُ بِرَبِّ الْفَلَقِ ﴿١﴾ مِنْ شَرِّ مَا خَلَقَ ﴿٢﴾ وَمِنْ شَرِّ غَاسِقٍ إِذَا وَقَبَ ﴿٣﴾ وَمِنْ شَرِّ النَّفَّاثَاتِ فِي الْعُقَدِ ﴿٤﴾ وَمِنْ شَرِّ حَاسِدٍ إِذَا حَسَدَ ﴿٥﴾
Okunuşu:

Bismillâhirrahmânirrahîm. Kul e'ûzü bi-rabbi'l-felak. (1) Min şerri mâ halak. (2) Ve min şerri gâsikın izâ vekab. (3) Ve min şerri'n-neffâsâti fi'l-ukad. (4) Ve min şerri hâsidin izâ hased. (5)

Anlamı:

"Rahmân ve Rahîm olan Allah'ın adıyla. (1) De ki: Sabahın Rabbine sığınırım; (2) Yarattığı şeylerin şerrinden, (3) Karanlığı çöktüğü zaman gecenin şerrinden, (4) Düğümlere üfleyen büyücülerin şerrinden, (5) Ve haset ettiği zaman hasetçinin şerrinden."

Namazlarda zamm-ı sure olarak ve namaz sonrasında korunma niyetiyle okunur. Nâs suresi ile beraber "Muavvizeteyn" (İki Koruyucu Sure) olarak bilinir; nazar, haset ve sihirden korur.

بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحِيمِ ﴿١﴾ قُلْ أَعُوذُ بِرَبِّ النَّاسِ ﴿١﴾ مَلِكِ النَّاسِ ﴿٢﴾ إِلٰهِ النَّاسِ ﴿٣﴾ مِنْ شَرِّ الْوَسْوَاسِ الْخَنَّاسِ ﴿٤﴾ الَّذِي يُوَسْوِسُ فِي صُدُورِ النَّاسِ ﴿٥﴾ مِنَ الْجِنَّةِ وَالنَّاسِ ﴿٦﴾
Okunuşu:

Bismillâhirrahmânirrahîm. Kul e'ûzü bi-rabbi'n-nâs. (1) Meliki'n-nâs. (2) İlâhi'n-nâs. (3) Min şerri'l-vesvâsi'l-hannâs. (4) Ellezî yüvesvisü fî sudûri'n-nâs. (5) Mine'l-cinneti ve'n-nâs. (6)

Anlamı:

"Rahmân ve Rahîm olan Allah'ın adıyla. (1) De ki: İnsanların Rabbine sığınırım; (2) İnsanların hükümdarına (Melikine), (3) İnsanların gerçek İlahına; (4) O sinsi vesvesecinin (şeytanın) şerrinden, (5) Ki o insanların kalplerine vesvese fısıldar; (6) Gerek cinlerden, gerekse insanlardan olan (şeytanların şerrinden Allah'a sığınırım)."

Namazlarda zamm-ı sure olarak (Kur'an'ın son suresi) ve vesveselerden korunmak için okunur. Kur'an-ı Kerim'in 114. ve son suresidir; vesvese ve şeytanın şerrine karşı en kuvvetli kalkandır.

بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحِيمِ ﴿١﴾ اَللّٰهُ لَا إِلٰهَ إِلَّا هُوَ الْحَيُّ الْقَيُّومُ لَا تَأْخُذُهُ سِنَةٌ وَلَا نَوْمٌ لَهُ مَا فِي السَّمٰوَاتِ وَمَا فِي الْأَرْضِ مَنْ ذَا الَّذِي يَشْفَعُ عِنْدَهُ إِلَّا بِإِذْنِهِ يَعْلَمُ مَا بَيْنَ أَيْدِيهِمْ وَمَا خَلْفَهُمْ وَلَا يُحِيطُونَ بِشَيْءٍ مِنْ عِلْمِهِ إِلَّا بِمَا شَاءَ وَسِعَ كُرْسِيُّهُ السَّمٰوَاتِ وَالْأَرْضَ وَلَا يَؤُودُهُ حِفْظُهُمَا وَهُوَ الْعَلِيُّ الْعَظِيمُ ﴿٢٥٥﴾
Okunuşu:

Bismillâhirrahmânirrahîm. Allāhü lâ ilâhe illâ hüve'l-hayyü'l-kayyûm. Lâ te'huzühû sinetün ve lâ nevm. Lehû mâ fi's-semâvâti ve mâ fi'l-ard. Men zellezî yeşfeu indehû illâ bi-iznih. Ya'lemü mâ beyne eydîhim ve mâ halfehüm. Ve lâ yühîtûne bi-şey'in min ilmihî illâ bimâ şâ'. Vesia kürsiyyühü's-semâvâti ve'l-ard. Ve lâ yeûdühû hıfzuhümâ ve hüve'l-aliyyü'l-azîm.

Anlamı:

"Rahmân ve Rahîm olan Allah'ın adıyla. Allah, Kendisinden başka hiçbir ilah olmayandır; Hayy'dır (ezeli ve ebedi hayat sahibidir), Kayyûm'dur (bütün varlığı ayakta tutandır). O'nu ne bir uyuklama ne de bir uyku tutar. Göklerde ve yerde ne varsa hepsi O'nundur. O'nun izni olmadan katında şefaat edecek kimdir? O, kulların önlerindekini de (yaptıklarını da) arkalarındakini de (yapacaklarını da) bilir. Onlar ise O'nun ilminden, dilediğinden başka hiçbir şeyi kavrayamazlar. O'nun Kürsîsi gökleri ve yeri kaplayıp kuşatmıştır. Onları koruyup gözetmek O'na asla ağır gelmez. O, çok yücedir, çok büyüktür."

Farz namazların ardından tesbihattan önce okunması sünnettir. Ayrıca namazlarda zamm-ı sure olarak da okunabilir. Hadis-i Şerif: "Her farz namazın ardından Âyetü'l-Kürsî okuyan kimsenin cennete girmesine ölümden başka engel yoktur." (Nesâî, es-Sünenü'l-kübrâ, 9848).

آمَنَ الرَّسُولُ بِمَا أُنْزِلَ إِلَيْهِ مِنْ رَبِّهِ وَالْمُؤْمِنُونَ كُلٌّ آمَنَ بِاللّٰهِ وَمَلَائِكَتِهِ وَكُتُبِهِ وَرُسُلِهِ لَا نُفَرِّقُ بَيْنَ أَحَدٍ مِنْ رُسُلِهِ وَقَالُوا سَمِعْنَا وَأَطَعْنَا غُفْرَانَكَ رَبَّنَا وَإِلَيْكَ الْمَصِيرُ ﴿٢٨٥﴾ لَا يُكَلِّفُ اللّٰهُ نَفْسًا إِلَّا وُسْعَهَا لَهَا مَا كَسَبَتْ وَعَلَيْهَا مَا اكْتَسَبَتْ رَبَّنَا لَا تُؤَاخِذْنَا إِنْ نَسِينَا أَوْ أَخْطَأْنَا رَبَّنَا وَلَا تَحْمِلْ عَلَيْنَا إِصْرًا كَمَا حَمَلْتَهُ عَلَى الَّذِينَ مِنْ قَبْلِنَا رَبَّنَا وَلَا تُحَمِّلْنَا مَا لَا طَاقَةَ لَنَا بِهِ وَاعْفُ عَنَّا وَاغْفِرْ لَنَا وَارْحَمْنَا أَنْتَ مَوْلَانَا فَانْصُرْنَا عَلَى الْقَوْمِ الْكَافِرِينَ ﴿٢٨٦﴾
Okunuşu:

Âmene'r-resûlü bimâ ünzile ileyhi min rabbihî ve'l-mü'minûn. Küllün âmene billâhi ve melâiketihî ve kütübihî ve rusülih. Lâ nüferriku beyne ehadin min rusülih. Ve kālû semi'nâ ve ata'nâ gufrâneke rabbenâ ve ileyke'l-masîr. (285) Lâ yükellifullāhü nefsen illâ vüs'ahâ, lehâ mâ kesebet ve aleyhâ mektesebet. Rabbenâ lâ tüâhiznâ in nesînâ ev ahta'nâ, rabbenâ ve lâ tahmil aleynâ ısran kemâ hameltehû alellezîne min kablinâ, rabbenâ ve lâ tühammilnâ mâ lâ tâkate lenâ bih, va'fü annâ vağfir lenâ verhamnâ, ente mevlânâ fensurnâ ale'l-kavmi'l-kâfirîn. (286)

Anlamı:

"Peygamber, Rabbinden kendisine indirilene iman etti, müminler de (iman ettiler). Her biri Allah'a, meleklerine, kitaplarına ve peygamberlerine inandılar. "Biz O'nun peygamberleri arasında hiçbir ayrım yapmayız" dediler. Ve şöyle dediler: "İşittik ve itaat ettik! Ey Rabbimiz, bağışlamanı dileriz; dönüş ancak Sanadır." (285) Allah hiçbir kimseye gücünün yettiğinden fazlasını yüklemez. Kazandığı (iyilik) kendi lehine, işlediği (kötülük) de kendi aleyhinedir. "Ey Rabbimiz! Unutur veya yanılırsak bizi sorumlu tutma! Ey Rabbimiz! Bize, bizden öncekilere yüklediğin gibi ağır yük yükleme! Ey Rabbimiz! Gücümüzün yetmeyeceği şeyleri bize taşıtma! Bizi affet, bizi bağışla ve bize merhamet et! Sen bizim Mevlamızsın; kâfirler topluluğuna karşı bize yardım eyle!" (286)"

Her gün yatsı namazının ardından okunması sünnet olan Bakara Suresi'nin son iki ayetidir. Hadis-i Şerif: "Kim geceleyin Bakara suresinin son iki ayetini (Âmene'r-Resûlü) okursa, bu iki ayet ona (her türlü kötülükten korunmaya) yeter." (Buhârî, Megāzî, 12).

Toplam 28 kayıttan 13 - 24 arası listeleniyor.
İslami Dua Âdâbı

Duanın Önemi, Kabul Şartları ve İslami Dua Âdâbı

Dua, müminin Rabbiyle kurduğu en samimi bağ ve ibadetin özüdür. Peygamber Efendimiz (s.a.v.) "Dua ibadetin ta kendisidir" buyurmuştur.

İhlas ve Kalb-i Selim

Dua ederken kalbin gafletten uzak olması, Allah'ın kudretine ve icabetine tam güven duyarak samimiyetle istenmesi esastır.

İcabet Vakitlerini Gözetmek

Ezan ile kamet arası, seher vakitleri, farz namazların ardı, Cuma günü icabet saati ve tavaf esnası duaların en çok kabul gördüğü anlardır.

Hamd ve Salavat ile Başlamak

Duaya Allah Teala'ya hamd ve Peygamberimiz'e (s.a.v.) salat-ü selam ile başlayıp yine salavat ile bitirmek kabulü hızlandırır.

Dualar Hakkında Sıkça Sorulan Sorular

Hayır. Tavafta veya Sa'yde belirli bir duayı okumak farz veya vacip değildir. Kişi içinden geldiği gibi kendi diliyle dua edebilir, Kur'an ayetleri okuyabilir, tekbir, tehlil ve salavat getirebilir. Ancak sünnette geçen duaları okumak şüphesiz çok daha faziletlidir.

Evet. Namaz dışındaki tüm dua ve münacatlarda herkes kendi anadiliyle, gönlünden geçtiği şekilde dua edebilir. Yüce Allah her dili ve kalpten geçen her niyeti bilendir.

Haram lokma yemek, günah veya akrabalık bağını koparmak için dua etmek ve "dua ettim de kabul olmadı" diyerek acele edip duayı bırakmak, duaların kabulüne engel olan başlıca hallerdir.