أَعُوذُ بِاللَّهِ مِنَ الشَّيطَانِ الرَّجِيمِ ﴿اللَّهُ لاَ إِلَهَ إِلاَّ هُوَ الْحَيُّ الْقَيُّومُ لاَ تَأْخُذُهُ سِنَةٌ وَلاَ نَوْمٌ لَّهُ مَا فِي السَّمَوَاتِ وَمَا فِي الأَرْضِ مَن ذَا الَّذِي يَشْفَعُ عِنْدَهُ إِلاَّ بِإِذْنِهِ يَعْلَمُ مَا بَيْنَ أَيْدِيهِمْ وَمَا خَلْفَهُمْ وَلاَ يُحِيطُونَ بِشَيْءٍ مِّنْ عِلْمِهِ إِلاَّ بِمَا شَاء وَسِعَ كُرْسِيُّهُ السَّمَوَاتِ وَالْأَرْضَ وَلاَ يَؤُودُهُ حِفْظُهُمَا وَهُوَ الْعَلِيُّ الْعَظِيمُ﴾.
Allah; O'ndan başka İlah yoktur. Hayy'dır, Kayyûm'dur. Ne uyuşukluk onu yakalar ne de uyur. Göklerde ve yerde ne varsa O'nundur. O'nun izni olmadan katında kim şefaat edebilir? O, onların önlerindekini de arkalarındakini de (yaptıklarını da, yapacaklarını da) bilir. Onlar ise, O'nun ilminden, dilediği dışında, hiçbir şeyi kavrayamazlar. O'nun kürsüsü gökleri ve yeri kaplar ve onların korunması O'nu yormaz
(بسم الله الرحمن الرحيم ﴿قُلْ هُوَ اللَّهُ أَحَدٌ* اللَّهُ الصَّمَدُ* لَمْ يَلِدْ وَلَمْ يُولَدْ* وَلَمْ يَكُن لَّهُ كُفُواً أَحَدٌ﴾.) (بسم الله الرحمن الرحيم ﴿قُلْ أَعُوذُ بِرَبِّ الْفَلَقِ* مِن شَرِّ مَا خَلَقَ* وَمِن شَرِّ غَاسِقٍ إِذَا وَقَبَ* وَمِن شَرِّ النَّفَّاثَاتِ فِي الْعُقَدِ* وَمِن شَرِّ حَاسِدٍ إِذَا حَسَدَ﴾.) (بسم الله الرحمن الرحيم ﴿قُلْ أَعُوذُ بِرَبِّ النَّاسِ* مَلِكِ النَّاسِ* إِلَهِ النَّاسِ* مِن شَرِّ الْوَسْوَاسِ الْخَنَّاسِ* الَّذِي يُوَسْوِسُ فِي صُدُورِ النَّاسِ* مِنَ الْجِنَّةِ وَ النَّاسِ﴾)
([Soorah al - Ikhlaas (112)]( 1 ) De ki, O [bir] olan Allah'tır,( 2 ) Allah, Ebedi Sığınaktır.( 3 ) O, ne doğurur ne de doğar,( 4 ) O'nun bir dengi yoktur.) ([Soorah al - Falaq (113)] ( 1 ) De ki: Sabahın Rabbine sığınırım( 2 ) Yarattığı şeylerin şerrinden ( 3 ) ve çöktüğü zaman karanlığın şerrinden ( 4 ) Düğümlere üfleyenlerin şerrinden ( 5 ) ve haset ettiği zaman hasetçinin şerrinden. ) ([Soorah an - Naas (114)]) ( 1 ) Söyle,
((أَصْبَحْنَا وَأَصْبَحَ الْمُلْكُ لِلَّهِ ، وَالْحَمْدُ لِلَّهِ، لاَ إِلَهَ إلاَّ اللَّهُ وَحْدَهُ لاَ شَرِيكَ لَهُ، لَهُ الْمُلْكُ وَلَهُ الْحَمْدُ وَهُوَ عَلَى كُلِّ شَيْءٍ قَدِيرٌ، رَبِّ أَسْأَلُكَ خَيْرَ مَا فِي هَذَا الْيَوْمِ وَخَيرَ مَا بَعْدَهُ ، وَأَعُوذُ بِكَ مِنْ شَرِّ مَا فِي هَذَا الْيَوْمِ وَشَرِّ مَا بَعْدَهُ، رَبِّ أَعُوذُ بِكَ مِنَ الْكَسَلِ وَسُوءِ الْكِبَرِ، رَبِّ أَعُوذُ بِكَ مِنْ عَذَابٍ فِي النَّارِ وَعَذَابٍ فِي الْقَبْرِ)). [ وإذا أمسى قال: أمسينا وأمسى الملك للَّه] [وإذا أمسى قال: رب أسألك خير ما في هذه الليلة، وخير ما بعدها، وأعوذ بك من شر ما في هذه الليلة، وشر ما بعدها.]
“Sabaha ulaştık ve tam da bu sırada Allâh'a ulaştık, tüm egemenlik Allâh'a aittir ve tüm övgüler Allâh'a aittir. ALLÂH'dan başka ilah yoktur, O'ndan başka ilah yoktur, O tektir, ortağı yoktur, hükümranlık ve övgü O'nundur, O her şeye kadirdir. Rabbim, bugünün hayrını da, ondan sonra gelenlerin hayrını da Sana arzuluyorum. Bugünün şerrinden de, ondan sonra gelenlerin şerrinden de Sana sığınırım. Rabbim, tembellikten ve yaşlılıktan Sana sığınıyorum.
((اللَّهُمَّ بِكَ أَصْبَحْنَا، وَبِكَ أَمْسَيْنَا ، وَبِكَ نَحْيَا، وَبِكَ نَمُوتُ وَإِلَيْكَ النُّشُورُ)). [وإذا أمسى قال: اللَّهم بك أمسينا، وبك أصبحنا، وبك نحيا، وبك نموت، وإليك المصير.]
(Allah'ım, senin izninle sabaha ulaştık ve senin izninle akşama ulaştık, senin izninle yaşayıp öleceğiz ve dirilişimiz Sana olacak.)[Akşam:](Allah'ım senin izninle akşama ulaştık ve senin izninle sabaha ulaştık, senin izninle yaşayıp öleceğiz ve dönüşümüz Sana'dır.)
((اللَّهُمَّ أَنْتَ رَبِّي لَا إِلَهَ إِلاَّ أَنْتَ، خَلَقْتَنِي وَأَنَا عَبْدُكَ، وَأَنَا عَلَى عَهْدِكَ وَوَعْدِكَ مَا اسْتَطَعْتُ، أَعُوذُ بِكَ مِنْ شَرِّ مَا صَنَعْتُ، أَبُوءُ لَكَ بِنِعْمَتِكَ عَلَيَّ، وَأَبُوءُ بِذَنْبِي فَاغْفِرْ لِي فَإِنَّهُ لاَ يَغْفِرُ الذُّنوبَ إِلاَّ أَنْتَ)).
(Allah'ım, Sen benim Rabbimsin, Senden başka ilah yoktur. Beni sen yarattın ve ben Senin kulunum. Elimden geldiğince Senin ahdine ve sözüne bağlıyım. İşlediğim kötülükten Sana sığınırım. Bana verdiğin nimeti ve günahımı kabul ediyorum, bu yüzden beni bağışla, çünkü senden başka hiç kimse günahı bağışlayamaz.)
((اللَّهُمَّ إِنِّي أَصْبَحْتُ أُشْهِدُكَ، وَأُشْهِدُ حَمَلَةَ عَرْشِكَ، وَمَلاَئِكَتِكَ، وَجَمِيعَ خَلْقِكَ، أَنَّكَ أَنْتَ اللَّهُ لَا إِلَهَ إِلاَّ أَنْتَ وَحْدَكَ لاَ شَرِيكَ لَكَ، وَأَنَّ مُحَمَّداً عَبْدُكَ وَرَسُولُكَ)) (أربعَ مَرَّاتٍ).[ وإذا أمسى قال: اللَّهم إني أمسيت...]
(Allah'ım, ben sabaha vardım ve Sana, tahtın taşıyıcılarına, meleklerine ve tüm yarattıklarına Senin Allah olduğuna şahitlik etmeye çağırıyorum. Senden başka hiç kimse Senin kulun ve Resulün olmadan ibadet edemez.) (sabah ve akşam dört kez)(Not: Akşam için (asbahtu) yerine (amsaytu) okunur.)
((اللَّهُمَّ مَا أَصْبَحَ بِي مِنْ نِعْمَةٍ أَوْ بِأَحَدٍ مِنْ خَلْقِكَ فَمِنْكَ وَحْدَكَ لاَ شَرِيكَ لَكَ، فَلَكَ الْحَمْدُ وَلَكَ الشُّكْرُ)). [وإذا أمسى قال: اللَّهم ما أمسى بي...]
(Allah'ım, ben veya senin yarattıklarından herhangi biri üzerine nimetler yüklenmişse, bu nimetler ancak Senden kaynaklanmıştır, o halde Sana hamd ve şükürler olsun.) (…her kim bunu sabah söylerse, gerçekten gününe şükretmiş olur ve her kim bunu akşam söylerse, gerçekten gecesine şükretmiştir.)(Not: Akşam için (asbaha) yerine (amsa) okunur.)
((اللَّهُمَّ عَافِنِي فِي بَدَنِي، اللَّهُمَّ عَافِنِي فِي سَمْعِي، اللَّهُمَّ عَافِنِي فِي بَصَرِي، لاَ إِلَهَ إِلاَّ أَنْتَ. اللَّهُمَّ إِنِّي أَعُوذُ بِكَ مِنَ الْكُفْرِ، وَالفَقْرِ، وَأَعُوذُ بِكَ مِنْ عَذَابِ القَبْرِ، لاَ إِلَهَ إِلاَّ أَنْتَ)) (ثلاثَ مرَّاتٍ).
(Allah'ım, bedenime sağlık ver, Allah'ım, kulağıma sağlık ver, Allah'ım, gözüme sağlık ver. Senden başka ilah yoktur.)(üç defa) (Allah'ım, kâfirlikten ve fakirlikten Sana sığınırım, kabir azabından Sana sığınırım. Senden başka hiç kimsenin ibadet etmeye hakkı yoktur. (üç kez)
((حَسْبِيَ اللَّهُ لاَ إِلَهَ إِلاَّ هُوَ عَلَيهِ تَوَكَّلتُ وَهُوَ رَبُّ الْعَرْشِ الْعَظِيمِ)) (سَبْعَ مَرّاتٍ).
Allah bana yeter, O'ndan başka ilah yoktur, ben O'na tevekkül ettim ve O, yüce arşın Rabbidir.’ (Arapça yedi kez okuyun.)
((اللَّهُمَّ إِنِّي أَسْأَلُكَ الْعَفْوَ وَالْعَافِيَةَ فِي الدُّنْيَا وَالآخِرَةِ، اللَّهُمَّ إِنِّي أَسْأَلُكَ الْعَفْوَ وَالْعَافِيَةَ: فِي دِينِي وَدُنْيَايَ وَأَهْلِي، وَمَالِي، اللَّهُمَّ اسْتُرْ عَوْرَاتِي، وَآمِنْ رَوْعَاتِي، اللَّهُمَّ احْفَظْنِي مِنْ بَينِ يَدَيَّ، وَمِنْ خَلْفِي، وَعَنْ يَمِينِي، وَعَنْ شِمَالِي، وَمِنْ فَوْقِي، وَأَعُوذُ بِعَظَمَتِكَ أَنْ أُغْتَالَ مِنْ تَحْتِي)).
Allah'ım, bu dünyada da ahirette de senden af ve afiyet diliyorum. Allah'ım, dini ve dünyevi işlerimde, ailemde ve mallarımda senden af ve esenlik diliyorum. Allah'ım, zaaflarımı ört ve dehşetimi hafiflet. Allah'ım, beni önümden, arkamdan, sağımdan, solumdan, üstümden koru ve ben yerin dibine girmekten Sana sığınırım.
((اللَّهُمَّ عَالِمَ الغَيْبِ وَالشَّهَادَةِ فَاطِرَ السَّمَوَاتِ وَالْأَرْضِ، رَبَّ كُلِّ شَيْءٍ وَمَلِيكَهُ، أَشْهَدُ أَنْ لاَ إِلَهَ إِلاَّ أَنْتَ، أَعُوذُ بِكَ مِنْ شَرِّ نَفْسِي، وَمِنْ شَرِّ الشَّيْطانِ وَشَرَكِهِ، وَأَنْ أَقْتَرِفَ عَلَى نَفْسِي سُوءاً، أَوْ أَجُرَّهُ إِلَى مُسْلِمٍ)).
(Ey gökleri ve yeri yaratan, gaybı ve müşahede edilebileni bilen, her şeyin Rabbi ve Hükümdarı olan Allah'ım, Senden başka ilah olmadığına şehadet ederim. Nefsimin şerrinden, şeytanın şirkinden, nefsime zulmetmekten veya başka bir Müslümana musallat olmaktan Sana sığınıyorum. (şirk: O'na mahsus şeylerde Allah'a şirk koşmak. Bu, (1) inancında, örneğin Al dışında başka bir şeye inanmak için ortaya çıkabilir.
((بِسْمِ اللَّهِ الَّذِي لاَ يَضُرُّ مَعَ اسْمِهِ شَيْءٌ فِي الْأَرْضِ وَلاَ فِي السّمَاءِ وَهُوَ السَّمِيعُ الْعَلِيمُ)) (ثلاثَ مرَّاتٍ).
(Yerde ve gökte kendisine hiçbir zarar verilmeyen Allah'ın adıyla. O, her şeyi gören, her şeyi bilendir.)
((رَضِيتُ بِاللَّهِ رَبَّاً، وَبِالْإِسْلاَمِ دِيناً، وَبِمُحَمَّدٍ صلى الله عليه وسلم نَبِيّاً)) (ثلاثَ مرَّاتٍ).
(Bir Rab olarak Allah'tan, bir din olarak İslam'dan ve bir peygamber olarak Muhammed'den razıyım.) (üç kez)
((يَا حَيُّ يَا قَيُّومُ بِرَحْمَتِكَ أَسْتَغيثُ أَصْلِحْ لِي شَأْنِيَ كُلَّهُ وَلاَ تَكِلْنِي إِلَى نَفْسِي طَرْفَةَ عَيْنٍ)).
(Ey Yaşayan, Ey Kendini Kaybeden ve Herkesin Destekçisi, Senin merhametinle yardım istiyorum, benim için tüm işlerimi düzelt ve göz açıp kapayıncaya kadar beni kendime bırakma.)
((أَصْبَحْنَا وَأَصْبَحَ الْمُلْكُ لِلَّهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ، اللَّهُـمَّ إِنِّي أَسْأَلُكَ خَيْرَ هَذَا الْيَوْمِ:فَتْحَهُ، وَنَصْرَهُ، وَنورَهُ، وَبَرَكَتَهُ، وَهُدَاهُ، وَأَعُوذُ بِكَ مِنْ شَرِّ مَا فِيهِ وَشَرِّ مَا بَعْدَهُ)). [وإذا أمسى قال: أمسينا وأمسى الملك للَّه ربّ العالمين اللَّهم إني أسألك خير هذه الليلة: فتحها، ونصرها، ونورها، وبركتها، وهداها، وأعوذ بك من شر ما فيها، وشر ما بعدها.]
(Sabaha ulaştık ve şu anda tüm egemenlik alemlerin Rabbi olan Allah'a aittir. Allah'ım, bu günün hayrını, zaferlerini ve zaferlerini, nurunu, bereketlerini ve hidayetini senden diliyorum ve bu günün şerrinden ve onu takip eden şerrinden Sana sığınıyorum.)[Akşam duası şöyle okunur:](Akşama geldik ve şu anda tüm egemenlik âlemlerin Rabbi olan Allah'a aittir. Allah'ım senden hayırlısını diliyorum
((أَصْبَحْنا عَلَى فِطْرَةِ الْإِسْلاَمِ، وَعَلَى كَلِمَةِ الْإِخْلاَصِ، وَعَلَى دِينِ نَبِيِّنَا مُحَمَّدٍ صلى الله عليه وسلم، وَعَلَى مِلَّةِ أَبِينَا إِبْرَاهِيمَ، حَنِيفاً مُسْلِماً وَمَا كَانَ مِنَ الْمُشرِكِينَ)). [وإذا أمسى قال: أمسينا على فطرة الإسلام...]
(İslam fıtratına, saf iman kelimesine, Peygamberimiz Muhammed'in dinine ve Müslüman olan ve Allah'a ortak koşanlardan olmayan atamız İbrahim'in dinine yükseliyoruz.)(fıtrat: İslam dini, İbrahim'in yolu.)(Not: Akşam için asbahna yerine amsayna okunur.)
((سُبْحَانَ اللَّهِ وَبِحَمْدِهِ)) (مائة مرَّةٍ).
(Allah ne kadar mükemmel ve ben O'nu övüyorum.)(yüz kere)
((لاَ إِلَهَ إِلاَّ اللَّهُ وَحْدَهُ لاَ شَرِيكَ لَهُ، لَهُ الْمُلْكُ وَلَهُ الْحَمْدُ، وَهُوَ عَلَى كُلِّ شَيْءٍ قَدِيرٌ)) (عشرَ مرَّات) ، أَوْ (مرَّةً واحدةً عندَ الكَسَلِ).
(Allah'tan başka ilah yoktur, ortak yoktur, hükümranlık ve hamd O'nundur, O her şeye kadirdir.)
((لاَ إِلَهَ إِلاَّ اللَّهُ، وَحْدَهُ لاَ شَرِيكَ لَهُ، لَهُ الْمُلْكُ وَلَهُ الْحَمْدُ وَهُوَ عَلَى كُلِّ شَيْءٍ قَدِيرٌ)) (مائةَ مرَّةٍ إذا أصبحَ).
(Allah'tan başka ilah yoktur, ortak yoktur, mülk O'nundur, hamd O'nundur, O her şeye kadirdir.)
((سُبْحَانَ اللَّهِ وَبِحَمْدِهِ: عَدَدَ خَلْقِهِ، وَرِضَا نَفْسِهِ، وَزِنَةَ عَرْشِهِ، وَمِدَادَ كَلِمَاتِهِ)) (ثلاثَ مرَّاتٍ إذا أصبحَ).
(Allah ne kadar mükemmeldir ve yarattıklarının sayısı ve hoşnutluğuyla, tahtının ağırlığı ve sözlerinin mürekkebiyle O'na övgüler sunarım.)(üç kez)
((اللَّهُمَّ إِنِّي أَسْأَلُكَ عِلْماً نَافِعاً، وَرِزْقاً طَيِّباً، وَعَمَلاً مُتَقَبَّلاً)) (إذا أصبحَ).
(Allah'ım senden hayırlı ilim, hayırlı rızık ve makbul ameller istiyorum.)
((أَسْتَغْفِرُ اللَّهَ وَأَتُوبُ إِلَيْهِ)) (مِائَةَ مَرَّةٍ فِي الْيَوْمِ).
‘Allâh'tan bağışlanma diliyor ve O'na tövbe ediyorum .' [günde yüz kez]
((أَعُوذُ بِكَلِمَاتِ اللَّهِ التَّامَّاتِ مِنْ شَرِّ مَا خَلَقَ)) (ثلاثَ مرَّاتٍ إذا أمسى).
(Yarattığı kötülükten Allah'ın kusursuz sözlerine sığınıyorum.)(akşam üç defa)
((اللَّهُمَّ صَلِّ وَسَلِّمْ عَلَى نَبَيِّنَا مُحَمَّدٍ)) (عشرَ مرَّاتٍ).
‘Ey Allâh, Peygamberimiz Muhammed'e salât ve selâm gönder .' [on defa]